Siz sevgili Yengeçler, biraz çeliskili bir yapidasiniz, gülmeyi seversiniz, mizah duygunuz güçlü, arkadas canlisi, sempatik, yardimsever bir yoldassiniz. "Gökyüzüne sevinçle haykiran veya ölümüne üzülen" biri oldugunuz dogrudur. Bu özelliginizi, Ay'in gizemli bir burcunda dogmaniza borçlusunuz. Yengeç, insanligin dogusunun burcu sayilir ve yasamla ölümün sirlarini kendinde birlestirir. Astrolojiden biraz anlayan biri, sorunlarinizi rahatsiz edilmeden çözmek için günden güne kendinizi toplumdan soyutlamaniza hayret eder. Az itiraz etmeye çalisir ve taraf olmamak için kendini herkesten uzak tutar. Yengeç, Zodyak'in dördüncü burcudur ve Ay tarafindan yönetilir. Bu nedenle su gurubundan sayilir. En büyük özelligi, ruhsal olarak kendisiyle barisik olmasidir. Bir soruna ancak kendi varligini tehdit edecek ve hareketlerini kisitlayacak hale geldiginde el atar. Verdigi sözler yardima hazirligi, Yengecin duygusalligiyla oldukça ilgilidir. Diger insanlarin sikintilari sizi üzer, ama olaya müdahale etmeden önce baska birinden yardim gelip gelmedigini ve yardimin türünü ögrenmeyi beklersiniz. O kendini arka planda tutarak sessiz ve derinden çalisir. Yengeç bir seye ulasmak için geceyi beklemez. Verdigi kararlar önceden sezilmez. Caydirici hareketlerin fikrini degistirmesine izin vermez. Diger yandan Yengeçler, kendilerini koruyan kurallarla, kendilerinin veya baskalarinin deneyimlerinden seve seve faydalanirlar. İlk karsilasmada olumlu izlenim edindikleri insanlar hakkinda kararlarini nadiren tekrar gözden geçirmek zorunda kalirlar. Yanlis bir kelime ile derinden sarsilirlar. Ailelerini her seyden çok sever ve kendilerini bunun için feda ederler. Her seyden önce, gösterisli konusmasiyla dinleyicileri etrafina toplar. Genelde ilgi odagi olmayi sever ve hayran olunmasa da kendisine saygi gösterilmesini ister. Bir asik olarak Yengeç,kim tersini bekleyebilirdi? duygulu, arzulu ve oldukça tutkuludur.
:))
| Sarışınlara Satmıyoruz
Genc ve guzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar: [ miraç canım benim bak en sevdiğin fıkra senin için buu:) ] |
EN YENİ FIKRAM:)
BOYA KOVASI
Laza karayollarını boyama işi vermişler. Laz başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre.
Artık dördüncü gün 10 metre boyayınca amiri Lazı çağırmış:
- Hayırdır evladım iyi çalışıyordun ?
- Ben yine iyi çalışıyorum
- İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın.
- E... haliyle. İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya basladı.
(ewet bu fıkrayla da belemir we kübrayı anıyoruzzz =))